Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları/Çocuk Acil Yan Dal Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seda Gümüştekin Bilgin, İshal ve kusması olan çocukta beslenme, “Doğru Bildiğimiz Yanlışlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler” konusunda bilgi verdi
Çocuk acil servislerinin kapısını en sık çalan nedenlerin başında ishal ve kusma gelir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında rota virüs ve norovirüs gibi etkenlere bağlı mide-bağırsak enfeksiyonları (akut gastroenterit) sıklıkla görülür. Çoğu zaman bu tablolar birkaç günde kendiliğinden düzelir; ancak evde yapılan bazı yanlış uygulamalar iyileşmeyi geciktirebilir, hatta çocuğu riske atabilir.
İşte ebeveynlerin en çok merak ettiği soruların yanıtlarıAsıl tehlike sıvı kaybıdır. İshal ve kusmanın en önemli riski, vücuttan su ve tuz (elektrolit) kaybıdır. Bebekler ve küçük çocuklar, vücut ağırlıklarına oranla daha hızlı sıvı kaybettikleri için susuz kalmaya (dehidratasyon) yetişkinlerden çok daha yatkındır. Bu yüzden tedavinin ilk ve en öncelikli adımı, kaybedilen sıvıyı yerine koymaktır.

Bu belirtilerde vakit kaybetmeyin Çoğu ishal-kusma tablosu evde bakımla düzelse de, aşağıdaki durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır: * İdrar miktarında belirgin azalma (bebeklerde bezin uzun süre kuru kalması, 6-8 saat idrarın olmaması) * Ağlarken gözyaşının olmaması, ağız ve dilin kuruması * Gözlerin çökük görünmesi, bebeklerde bıngıldağın çökmesi * Aşırı halsizlik, uykuya eğilim, uyandırmada güçlük veya durmak bilmeyen huzursuzluk * Dışkıda kan veya sümük görülmesi * Yeşil (safralı) kusma ya da hiçbir şeyi mide tutmayacak kadar sık kusma * Yüksek ateş (özellikle 3 aydan küçük bebeklerde her ateş önemlidir) * Şiddetli veya geçmeyen karın ağrısı, karında şişkinlik * 6 aydan küçük bebeklerin hastalanması * Belirtilerin birkaç günde düzelmemesi ya da giderek artması * Önce sıvı: Oral rehidratasyon sıvısı (ağızdan sıvı tedavisi) Kaybedilen sıvı ve tuzu en doğru oranda yerine koyan içecek, eczanelerde hazır bulunan oral rehidratasyon sıvısıdır (ORS). Bu ürünler; su, şeker ve tuz dengesi özel olarak ayarlanmış toz paketler halindedir ve kaynatılıp soğutulmuş suyla, tarifine uygun şekilde hazırlanır. Evde göz kararı hazırlanan şekerli-tuzlu karışımlar, oranları tutturmak zor olduğu için ORS’nin yerini tutmaz.

Kusarken sıvı nasıl verilir? “Çocuğum içtiği her şeyi çıkarıyor” endişesi çok yaygındır. Buradaki sır, az ve sık vermektir. Bir tatlı kaşığı (yaklaşık 5 ml) sıvıyı her 1-2 dakikada bir vererek başlayın; çocuk tolere ettikçe miktarı yavaşça artırın. Bir bardağı bir seferde içirmeye çalışmak kusmayı tetikler. Bu yöntemle çoğu çocuk, kusmasına rağmen yeterli sıvıyı alabilir.
Beslenmeyi kesmeyin, erken başlayın Geçmişte “bağırsaklar dinlensin” diyerek çocuğu uzun süre aç bırakma alışkanlığı vardı. Günümüzde bu yaklaşım terk edilmiştir. Sıvı açığı giderildikten sonra (genellikle ilk 4-6 saat içinde) çocuğun yaşına uygun normal beslenmesine dönmesi önerilir. Uzun süre aç bırakmak iyileşmeyi geciktirir, bağırsakların onarımını yavaşlatır ve çocuğu güçsüz düşürür. Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye kesinlikle ara verilmez; aksine daha sık emzirmek faydalıdır. Mama ile beslenen bebeklerde ise mamayı sulandırmaya gerek yoktur, normal kıvamında verilmelidir.

Hangi besinler uygun? İyileşme döneminde sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir: pirinç, patates, haşlanmış makarna ve ekmek gibi karbonhidratlar; muz ve elma gibi meyveler; yoğurt ve kefir; haşlanmış sebzeler. Yoğurt özellikle faydalıdır. Eskiden önerilen ve yalnızca muz-pirinç-elmadan oluşan çok kısıtlı diyetler artık tek başına yeterli bulunmamaktadır; önemli olan dengeli ve normale yakın bir beslenmedir.
Nelerden kaçınılmalı? Şekerli ve asitli içecekler (meyve suları, gazlı içecekler, kola, hazır sporcu içecekleri) İçerdikleri yüksek şeker, bağırsaktan su çekerek ishali artırır. ORS yerine asla kullanılmamalıdır. Çok yağlı ve kızartma türü yiyecekler: Sindirimi zorlaştırır. Aşırı şekerli tatlı ve atıştırmalıklar.

En sık yapılan hatalar Sık tekrarlanan yanlışlardan biri, doktora danışmadan ishal kesici ilaç kullanmaktır. Bu ilaçlar çocuklarda ciddi yan etkilere yol açabildiği için önerilmez. Benzer şekilde her ishal antibiyotik gerektirmez; viral enfeksiyonlarda antibiyotiğin faydası yoktur. Bulantı-kusma ilaçları da yalnızca hekim önerisiyle kullanılmalıdır. Probiyotikler ve bazı durumlarda çinko desteği iyileşme süresini kısaltabilir; ancak bunların da hekim önerisiyle verilmesi en doğrusudur.
İshal ve kusma, çocukluk çağının sık görülen, çoğu zaman korkutucu görünen ama genellikle kolay yönetilen tablolarıdır. Sakin kalmak, sıvıyı az ve sık vermek, beslenmeyi erken başlatmak ve tehlike belirtilerini bilmek; hem çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de gereksiz endişenin önüne geçer. Tereddüt ettiğiniz her durumda en doğru adım, çocuğunuzu bir hekime göstermektir.
Haber Merkezi
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)