Daha kaç skandal patlamalı ki bu iktidar utanıp istifa etsin?

Daha kaç skandal patlamalı ki bu iktidar utanıp istifa etsin?
Paylaş

KÖŞE YAZISI ¦ DAHA KAÇ SKANDAL PATLAMALI Kİ BU İKTİDAR UTANIP İSTİFA ETSİN? / 10 Ekim 2026

Daha kaç lağım borusu patlamalı?
Daha kaç yolsuzluk ortaya saçılmalı?
Daha kaç vurguncunun korunduğu iddia edilmeli?
Daha kaç hukuksuzluk, kaç kirli ilişki, kaç milyarlık vurgun konuşulmalı ki bu iktidar biraz olsun *UTANSIN, HAYA ETSİN VE İSTİFA ETSİN?*

*BU MİLLETİN AKLIYLA ALAY ETMEYİN!*

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya atılan iddialar konuşulurken ısrarla “eski bakan” sıfatının öne çıkarılması dikkat çekicidir.
Neden eski bakan?
İddiaların gündeme geldiği dönemde kendisi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı değil miydi?
Yani doğrudan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yardımcısı konumunda değil miydi?
Üstelik bu tartışmalar yaşanırken Emine Erdoğan’la birlikte Amerika programında bulunduğuna ilişkin görüntüler kamuoyuna yansımadı mı?

NEDEN SİYASİ SORUMLULUĞU GÖRÜNMEZ KILAN SIFATLARIN ARKASINA SAKLANILIYOR?

Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmiyoruz. Ama hiç kimsenin siyasi unvanı, makamı veya iktidara yakınlığı da kendisini hesap verme sorumluluğundan kurtaramaz!
Bir başka iddia!
Yaklaşık 20 milyar TL’lik vurgunla yurt dışına kaçtığı ileri sürülen bir kişinin, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ile tatil arkadaşlığı yaptığı konuşuluyor.
Bu iddia doğru mudur? İlişkinin niteliği nedir? İlgili kişiler ne biliyor, neyi bilmiyor?

*BUNLARIN HİÇBİRİ Mİ ARAŞTIRILMAYACAK?*

Bir başka olayda, önemli şirket ve kurumsal görevleri bulunan, iktidarın üst düzeyindeki bir ismin oğluyla ortaklığı olduğu ileri sürülen bir kişinin tek kurşunla hayatını kaybetmesi kamuoyunda ciddi sorular doğuruyor.
Bu ölümün arkasındaki gerçekler bütün yönleriyle aydınlatılmalı!
Ve daha vahimi!
Yolsuzluk iddialarını araştıran gazeteciler hakkında gözaltı işlemleri gündeme gelirken, iddiaların muhatapları hakkında aynı kararlılığın gösterilip gösterilmediği sorgulanıyor.

GAZETECİYİ SORGULAMAKTA GÖSTERDİĞİNİZ CESARETİ, İDDİALARIN MUHATAPLARINI SORGULAMAKTA NEDEN GÖSTERMİYORSUNUZ?

Gelelim meselenin siyasi ahlakı yerle bir eden tarafına!
Mecliste altı siyasi parti bir araya geliyor. Araştırma komisyonu kurulmasını istiyor.
Ne için?
İddialar araştırılsın, sorumlular belirlensin, gerçekler ortaya çıksın diye!
Peki, sürekli “Ucu nereye uzanırsa uzansın üzerine gidilecek!” diyenler neden böyle bir komisyonun kurulmasına karşı çıkıyor?

*HODRİ MEYDAN!*

Madem temizsiniz, madem korkacak hiçbir şeyiniz yok, madem adaletten yanasınız…

O ZAMAN NEDEN BAĞIMSIZ VE ŞEFFAF BİR ARAŞTIRMADAN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ?

Ey millet!
Şimdi sana soruyorum!
Muhalefet belediyelerindeki yolsuzluk iddiaları karşısında ayağa kalkanlar, iktidar çevresine uzanan iddialar karşısında neden aynı tepkiyi göstermiyor?
Muhalefetten biri hakkında iddia ortaya atıldığında kıyamet kopuyor da iktidara yakın isimler gündeme geldiğinde neden derin bir sessizlik başlıyor?

BU NASIL ADALET? BU NASIL AHLAK? BU NASIL VİCDAN?

Muhalefetten birinin çaldığı iddia edilen para milletin parası da iktidara yakın birinin çaldığı iddia edilen para başka bir milletin parası mı?
Hayır kardeşim!

O PARA SENİN PARAN! BENİM PARAM! TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKI!

Hırsızlığın partisi olmaz!
Yolsuzluğun ideolojisi olmaz!
Hukuksuzluğun iktidarı, muhalefeti olmaz!
Bir tarafta suç saydığını diğer tarafta görmezden geliyorsan senin savunduğun şey adalet değil, düpedüz siyasi fanatizmdir!
İslam’ın adalet anlayışı bunun neresinde?
Kul hakkı bunun neresinde?
Siyasi ahlak bunun neresinde?

BENİM ASIL KORKUM, BU MİLLETİN SADECE PARASINI KAYBETMİŞ OLMASI DEĞİL!

Bu millet son 25 yılda parasından çok daha kıymetli şeyler kaybetti.
Vicdanını, ahlaki duyarlılığını, haksızlığa karşı itiraz etme cesaretini ve adalet karşısındaki tarafsızlığını kaybetme tehlikesiyle yüzleşiyor!
Çünkü bir toplumu çökertmek için önce ekonomisini değil, vicdanını çürütmek yeterlidir!

VİCDANIN SUSTUĞU YERDE HUKUK, AHLAKIN ÖLDÜĞÜ YERDE DEVLET AYAKTA KALAMAZ!

Buradan muhalefete de açıkça sesleniyorum!
Sizin göreviniz yalnızca Meclis kürsüsünden konuşmak, basın açıklaması yapmak, sosyal medyada tepki göstermek değildir!
Milletin anayasal ve demokratik protesto hakkına öncülük etmek, hukuka uygun kitlesel gösteriler düzenlemek, barışçıl sivil toplum eylemlerini örgütlemek ve yasal koşulları içerisinde genel grev dâhil demokratik hakların kullanılmasını savunmak zorundasınız!

BU İKTİDARI SİYASİ SORUMLULUK ÜSTLENMEYE VE İSTİFAYA ÇAĞIRMAK, MUHALEFETİN ARTIK TARİHİ SORUMLULUĞUDUR!**

Bu çağrı bir kişiyi hedef alma çağrısı değildir!
Bu çağrı, devletin kurumlarını, siyaseti ve kamu kaynaklarını yolsuzluk şüphesinden arındırma çağrısıdır!
Meclis, yargı, denetim kurumları ve bürokrasi, kendi anayasal yetki ve sorumlulukları içerisinde bütün iddiaların üzerine gitmelidir.
Kim suçluysa bağımsız yargı önünde hesap vermeli, kim masumsa üzerindeki şaibe kaldırılmalıdır.

ADALET HERKESE, HUKUK HERKESE, HESAP VERME SORUMLULUĞU HERKESE!

Ve artık son sözüm şudur:
BİR ÜLKEDE YOLSUZLUK İDDİALARINDAN DAHA BÜYÜK FELAKET, O İDDİALARI ARAŞTIRMAKTAN KORKAN BİR SİYASİ DÜZENİN VARLIĞIDIR!**
HIRSIZLIKTAN DAHA TEHLİKELİ OLAN, HIRSIZLIĞA ALIŞMIŞ BİR TOPLUMDUR!**
VE BİR MİLLET HIRSIZLIĞA DEĞİL, HIRSIZLIĞI SAVUNMAYA BAŞLADIĞI GÜN ÇÖKER!

–¦—¦—¦–

Dr. Şeref Menteşe / 10 Ekim 2026

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL