06 Temmuz 2017, 19:47 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Söz TBMM’den Dışarı!

Söz TBMM’den Dışarı!

CEMAL KUTLU

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Sözüm meclisten dışarı:  “Konuşmam arasında hoşunuza gitmeyecek, kaba olabilecek, ağza alınması doğru olmayan sözler kullanacağım ancak bunların sizinle ilgisi yoktur” anlamında kullanılır. Bu söylem TBMM dışındaki herhangi bir yerde her mecliste kullanılır.


Ulu Önder Atatürk'ün, her türlü sorunun çözüm yeri olarak nitelediği Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM), çağdaş anlamıyla olmasa da, tarihimizdeki ilk parlamento 1876'daki Kanunî Esasi'ye dayanıyor.


Osmanlı İmparatorluğu içindeki halk kesimlerinin mutlak otorite karşısında, hak ve özgürlük isteklerinin başlangıcı ise 1800'lü yılların başıdır.


Sultan Abdülhamid Han'ın 33 yıllık saltanat süresi üç devrede incelenebilir.

1) İlk bir buçuk yıllık dönem (I. Meşrutiyet dönemi),

2) 31 yıllık dönem (Şahsî idaresi dönemi),

3) Son bir yıllık dönem (II. Meşrutiyet dönemi). Padişah, saltanatının ilk bir buçuk yıllık dönemi içerisinde devlet idaresine karıştırılmadı. Ülkeyi Sadrazam(Başbakan) Mithat Paşa ve arkadaşları idare etti. 23 Aralık 1876'da I. Meşrutiyet ilan edildi.


Asırlar süren geçiş döneminde, pek çok olaylar, gelişmeler yaşandı. İmparatorluğun çöküş döneminin Gerileme ve Çöküşünün (1699-1923)  getirdiği her türlü sıkıntı ve imkânsızlıklar içinde bocalarken, içte ve dışta da büyük savaşlardan geçti. Birinci Dünya Savaşı yenilgisinin acısı ve yıkıntılarını saramadan, bu defa da, ülke ve ulusun varlığını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik içte ve dışta saldırılara uğradı.


19. yüzyılın başlarında Sened-i İttifakla başlayan, Tanzimat ve İslahat Fermanlarıyla devam eden, 1 inci ve 2.nci Meşrutiyetlerle olgunlaşan siyasal bilinçlenme, Türk ulusunun varlığını hedef alan son büyük saldırı karşısında, artık "sözün millete ait olduğu" millî parlamentonun kurulmasıyla büyük zafer ’e ulaştı. Büyük Atatürk'ün dediği gibi; 1920'nin parlamentosu ve daha sonraki gelişim sürecinde, demokrasinin çağdaş gerekleriyle tam ve gerçek niteliğini kazanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Türk Milletinin asırlar süren arayışlarının özü ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı bir timsali" olarak, toplumsal yaşamımızın en temel ve vazgeçilmez kurumu oldu. Bilgi, kültür, deneyim birikimi sonucunda, Türk milletinin irade ve rıza birliğine dayalı olarak kurulan millî parlamentomuz, bu yıl 97. inci yaşında.


Türk milleti olarak; özgürüz, bağımsızız ve demokratız diyebiliyorsak, bu onurlu yaşamı bizlere armağan eden, başta ilk başkanımız Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm önderlerimize, parlamenterlerimize minnet ve şükran borçluyuz.


Osmanlı Meclis-i Mebusanı ya da VI. Meclis-i Mebusan, 12 Ocak - 18 Mart 1920 tarihleri arasında görev yapan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'dır.


23 nisan 1920 ‘de meclis kurulduğunda; düşman Ankara-Polatlı’ya dayanmıştı, Milli egemenlik ilkesinin oluşmasını sağlayan Amasya Tamimi’nin“Milletin azim ve kararı” ve Erzurum Kongresi’nin bir ürünü olan “Millî Kuvvetleri amil ve Millî İradeyi Egemen Kılmak” esası, Sivas Kongresi’nde millet temsilcilerinin oybirliği ile kuvvetlendirilmiş, Sivas Kongresi esnasında millî hareketin organı olarak “îradeî Milliye” gazetesi çıkarılmış, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelen Mustafa Kemal, 10 Ocak 1920’den itibaren “Hakimiyet-i Milliye”i yayınlamaya başlamıştır. 20 Ocak 1921 tarihli Anayasa ise “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, idare usulü halkın kendi kendini idare etmesi esasına dayanır” şekli ile TBMM tarafından benimsenmiştir.


1946 yılında çok partili döneme geçilmiştir. Demokrat Parti 7 Ocak 1946’da resmen kurulur. Ve ABD’nin Ortadoğu’daki ilk “demokrasi” deneyi için, Türkiye “kobay” olarak kullanılmaya başlar.


Cumhurbaşkanı İnönü’ye göre, “Sorumlu hükümetin huzur ve asayiş vazifesi münakaşa götürmez; fakat meşru ve kanuni siyasi partilere karşı tarafsız, eşit muamele mecburiyeti, siyasi hayat emniyetinin temel şartıdır”.Ve bundan sonra yapılması gereken, Cumhurbaşkanlığı ile Parti genel başkanlığını birbirinden ayırmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konuda bulduğu çözüm, 1947 Kurultayında yapılan tüzük değişikliğidir; İsmet İnönü Genel Başkan olarak seçilmiştir ama genel başkanlığı fiilen genel başkan vekili yürütecektir. Fiilen genel başkanlığı yürütecek Genel Başkan Vekili ise Hilmi Uran’dır. Bu tüzük değişikliği, İsmet İnönü’nün, fiilen, parti genel başkanlığından ayrıldığı biçiminde algılanmıştır.


İnönü’nün bu demokratik ve parlamenter sistemin gereklerine uygun tutumu, ne yazık ki 1950’de iktidar değiştikten sonra, DP’nin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hiç benimsenmemiştir.


Bu tarihsel süreç içinde, parlamentolarımızın kuruluş, işleyiş ve etkinliklerini, üyelerin genel ve kişisel durum ve yaşamlarını, bütünlük içinde ayrıntılarıyla inceleyen bir çalışmanın yapılmasını tarihçilere bırakıp TBMM’sinde  “söz meclisten içeri de mi, dışarı da mı?”  olacak biz ona bakalım.


16 Nisan 2017 tarihli referanduma kadar 12.Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı, partili olamaması anayasal bir zorunluluktu ama hiç öyle oldu mu? Değerlendirmesi milli iradeye bırakılmıştır…


16 Nisan 2017 tarihli referandumun açtığı yolda ilerken seçilen YHT değil ondan daha hızlı işlevi olan KHK’lardır.


20 Temmuz 2016 tarihinden beri; Kaç adet kanun çıkardı TBMM? Kaç adet KHK çıkardı cumhurbaşkanı? Kaç adet işyeri, üniversite, dernek, vakıf, sendika vb. kapatıldı. Kaç kişi işinden atıldı hiç yargılanmadan? Kaç kişi tutuklandı hiç yargılanmadan?  Kaç şehit verildi? Kaç gazimiz oldu? Kaç mağdur yurttaş var adalet bekleyen?  Bu sorular daha fazla ama sürekli sorulduğunda  “söz meclisten dışarı”  çıkacak…


Son yıllarda TBMM ve oradaki “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü güneşin karşısındaki kartopu gibi erimeye devam ediyor, 2019 yılı sonuna gelindiğinde ise “tek damla gözyaşı” gibi kalacak…  Ve “egemenlik kayıtsız şartsız cumhurbaşkanındır” olacak.


Farkında mısınız? Yasama, yargı ve yürütme organlarındaki tüm faaliyetler iki dudak arasıyla sınırlı!


2019 yılı sonuna gelindiğinde ise devletin 99’luktespihinin taneleri(habbeleri); muhtar, imam, kaymakam, belediye başkanı, vali, emniyet müdürü, TSK, MİT,  ilkokuldan başlayıp üniversiteler, bakanlıklar, hastaneler, postaneler, yollar, limanlar, gemiler, uçaklar…  Özetle havada, karada, denizde, yeraltında, yerüstünde ne varsa bu tespihe eklenecek ve imameye bağlanacak…


Kısaca; kişi, millet(adı yok),parti ve devlet bu bağlamıyla “ileri demokrasi” ye geçmiş olacaktır…


Söz TBMM’den Dışarıda ise İnsan düşünmeden de edemiyor; 

1-)“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi kişinin mi olacak?”

2-)Milletin vekili yürütme organı olan hükümetini seçemeyecek ve güvenoyu ile denetleyemeyecekse, milletvekiline ve onun çalıştığı TBMM’sine gerek olmayacak,

3-)TBMM olmayınca, demokrasinin vazgeçilmez unsuru sayılan siyasi partilere de ihtiyaç olmayacak…


Benim kuşak ve üstü insan kulaklarında;“Dönüşü yok beraberce karar verdik ayrılmaya, Alışmalı arkadaşça yolları ayırmaya, Şimdi artık gözyaşları gereksiz akmamalı, Alışmalı kendi yaramızı kendimiz sarmaya.Şimdi artık kelimeler yetersiz anlamı yok, Yitirmişiz anılarla beraber faydası yok, Gel bunları bırakalım artık bir tarafa, Gerçeği görmeliyiz dostum başka çaresi yok. Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, Şimdi bana seninle bir ömür vadetseler, Şimdi bana yeniden ister misin deseler, Tek bir söz bile söylemeye hakkın yok.” Sezen Aksu şarkısından başka tek bir şey bile kalmayacak(!)


“Aklı öldürürsen ahlak da ölür, akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür.” Fatih Sultan Mehmet


Kaynak TBMM Kütüphanesi: Sayın Fahri Çöker ve Sayın Kâzım Öztürk, Prof. Dr. Sayın Ahmet Mumcu ve araştırma grubu. 

06.07.2017-Ankara, www.ckgrup.biz


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz basın ahlak yasasına uymayı kabul eder.

Adres : G.O.P. Bulvarı Emniyet Müd. Karşısı Mehmet Coşkun İş Merkezi Kat: 4 Tokat (Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz: arayisgazetesi2008@hotmail.com)
Tel: 0 542 622 01 00
Faks: 0 356 201 00 20
Bu site 0.062 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]