09 Nisan 2018, 22:43 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

GÜN DÖKÜMÜ-2

GÜN DÖKÜMÜ-2

EBRU ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

"Uyandım baktım ki bir sabah,

Güneş vurmuş içime;

Kuşlara, yapraklara dönmüşüm,

Pır pır eder durur, bahar  rüzgârında.

..." (Orhan VELİ)

 

En sevdiğim aydır nisan. Baharı vardır, yağmuru vardır, bazen kışı hatırlatır, toprak rüzgârıyla konuşturur. 

 

Nisanın birinci günü dünyaya gelmişim. Annemin benden önceki üç bebesi de yaşamayınca kahveye gidip "enişte , müjde, bir kızımız oldu." diyen teyzeme  inanmamış babam "1Nisan şakasının sırası değil!" diye.

 

Doğumla başlar ölüme yolculuk, "iki kapılı han"ın giriş kapısıdır doğum. Önemsizdir doğduğun gün, hangi gün doğduğunun ne gibi bir ayrıcalığı olabilir ki..Ancak "zaman"ı kendine göre bölümleyip adlandırarak yaşamı kolaylaştıran insan için doğum günü, geride bıraktığı zamanlar adına "kendini sigaya çekme" fırsatıdır. Küsuratı olan kırk yıl geride kalmışken baktım ki adisyonda "keşke"ler az; "iyi ki"ler çok. Baktım ki dert ettiğim dünyalık işlerin çoğunu otuz kavşağında bıraktıktan sonra olanca hızıyla akmakta direnen teknoloji devrini kendimde yavaşlatmayı, gereksiz işler kaybettiğim anları kazanmayı başarmışım. Baktım ki herkesin nabza göre şerbet paydasına hiç bulaşmamış, doğru bildiklerimden en yakınlarımı kaybetmek pahasına sapmamışım. En değerlilerim "ailem" olmuş her zaman, dönen bilindik dünyaya inat,  bir sabun köpüğü kadar hassas olsa da kendi dünya baloncuğumu kurmayı başarmışım. Bazen bildiğimiz dünya etkenleriyle patlatmışlar kendi hijyen alanımı ama ben her seferinde o kimseye ilişmeyen dünyamı yeniden kurmayı sabah egzersizi yapmışım. Okumaktan, az konuşmaktan, bolca dinlemekten, dünyayı ve dünyaya ait her ne varsa saygı ve sevgiyle kucaklamışım. Baktım ki yaşadığım her ne varsa olumlu/olumsuz "binlerce yıldır insan serüveninde yaşanmışlardan öte değildir" bilgisini hiç unutmamışım. E daha ne! dedim, kendime "iyi ki doğmuşum."

 

Kaçırmamak gerek bu güzelim günleri. Doğanın yeniden doğumuna da şahitlik etmeli. Evlerden dışarı çıkmalı, ruhumuzdan da biraz. Nefes almalı hem ruh hem beden, çiçek kokularında tazelenmeli. Yürüyebilmek için, devam edebilmek için yenilenmeye ve iyilikler depolamaya ihtiyacımız var. Malum, oyun devam etmeli öyle ya da böyle.

 

Oyun demişken 17. yy.da Fransa'da tiyatro yazarları yoğun baskı altındayken gerçekleri sivri dili ve mizahi bakış açısıyla söylemekten çekinmeyen Moliere "Hastalık Hastası" oyununda fiziksel bir sorunu olmamasına rağmen kendini hep hastalıklarla özdeşleştiren bir tip yaratır. Ki aslında bu tip kendisidir de, kendiyle dalga geçmektedir Moliere. Oyun sahnelenirken başrolde kendisi oynar, bilir ki en iyi kendisi canlandırabilir bu tipi. Bir akşam çok gerçekten çok hastadır. Ateş ve öksürükle ayakta duramamaktadır. Sahneye çıkmaması için yalvarırlar, ancak o kendisini engellemek isteyenlere cevap bile vermez.  O akşam sahnede seyircilerini hiç olmadığı kadar çok güldürür. Öyle gerçektir ki öksürükleri... Kan kusup yere devrilinceye kadar seyirciler sahnedeki ölümü oyunun bir parçası sanırlar ve perde inerken elleri patlayıncaya kadar alkışlarlar. O gece sahnede en sevdiği yerde en sevdiği biçimde yaşama veda eder Moliere. rahatsızlığına rağmen bilir ki oyun devam etmelidir.


Hepimiz kimi zaman çukurlara düşüyoruz, tümseklere takılıyor düşüyoruz. Hatta bazen hayat düz bir yol gibi uzanırken anlamsızca neye takıldığımızı bilmeden tökezliyor ruhumuz.. Ve böyle zamanlarda zannediyoruz ki aşılmaz dert bizim, en derin kazılmış kuyu bizim ruhumuzda. Oysa ortalama 5000 yıldır insanız ve hep birbirimizin ayak izlerine basarak yürüyoruz ömrümüzü, kendimizin öyküsünü "biricik" zannederek. Oysa birimiz: hepimiz, hepimiz: hiç'iz. Kendimize takılıp kalmamak gerek.  Malum, oyun devam etmeli. Çıkış kapısı nasılsa bir gün hepimiz için..


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : G.O.P. Bulvarı Emniyet Müd. Karşısı Mehmet Coşkun İş Merkezi Kat: 4 Tokat (Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz: arayisgazetesi2008@hotmail.com)
Tel: 0 542 622 01 00
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]