14 Şubat 2018, 08:12 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

'YERLİ VE MİLLİ BİR TIP ADAMI' NASIL OLUNUR?

'YERLİ VE MİLLİ BİR TIP ADAMI' NASIL OLUNUR?

HÜSEYİN ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

11 Haziran 2016 tarihinde Ankara'da toplanan Türk Tabipler Birliği’nin 67.Genel Kurul'unda, Tokatlı bir doktor hemşerimiz, genel kuruldaki bir başka doktorun konuşmasında şehit olan asker ve polislerimiz için "ölü" tabirini kullanınca, "Onlar bizim şehitlerimizdir, onlar bizler burada konuşalım diye, huzur içerisinde mesleğimizi yapalım diye canlarını vermişler, şehit olmuşlardır, hepsini sevgiyle, saygıyla ve minnetle anıyorum!" diyerek genel kurulda ayakta alkışlanan bir konuşma yapmıştır.

 

O doktorun adı Bilal Durmaz'dır.

 

Dr. Bilal Durmaz son görüşmemizde bana, Türk Tabipler Birliği'ne üye olma noktasında sosyal demokrat ve milliyetçi diye bilinen doktorların üye olmaktan imtina ettiklerini, buradan doğan boşluğun da HDP çizgisine yakın doktorlar tarafından doldurulduğunu söylemişti ki, bu tespiti yüzde yüz doğrudur. TTB gibi önemli bir sivil toplum örgütüne cumhuriyet değerlerine bağlı, milliyetçi ve muhafazakâr doktorların neden üye olmadıklarını anlayabilmiş değilim. Onlar üye olmayınca işte böyle marjinal yapıdaki partilere sempati duyanlar yönetimleri ele geçirebiliyorlar.

 

Neyse, biz yine TTB Genel Kurulu'nda Dr. Bilal Durmaz'ın o konuşmasına dönelim. Durmaz konuşmasında şehitlerimiz için "ölü" tabiri kullanan doktora "ayar verdikten" sonra, yine önemli tespitlerle dolu mesajlar vererek devam ediyor konuşmasına. Türkiye'de yeni açılan fakülte ve üniversiteleri diğer konuşmacıların aksine önemsediğini belirten Durmaz, hayatında bir gün bile meslek tecrübesi olmayan bir kişinin bu fakülte ve üniversitelerin kaliteli eğitim vermedikleri noktasında referans olamayacağını söylüyor. Bilal Durmaz, "Ben Anadolu'da açılan bütün üniversiteleri son derece sevinçle karşılıyorum, hepsinin de ülkemize faydalı olacağına inanıyorum." diyerek salondaki elitist havaya Anadolu esintisini serpiştiriyor.

 

Radyoloji uzmanı olması sebebiyle bir konuya özellikle vurgu yapan Durmaz, o konuda da sağlık sistemine haksızlık edildiğini vurguluyor. Genel kurulda yapılan bütün konuşmalarda Emar çekilmesinin ülkemizde çokça istenmesinin "hileli bir iş" olduğuna dair vurgu yapılmasına karşı çıkan Bilal Durmaz, "Ben bu inançta değilim. 2000 yılından önce insanlara Emar çekilmesi için 12 aya 18 aya gün (randevu) veriliyordu. Bugünleri hep beraber yaşadık. Bugünler bir takım işlemler sonucu azaldı. (...) Bugün Anevrizma ameliyatı Tokat'ta iki ayrı hastanede yapılmaktadır. Bu, üniversitelerin Anadolu'ya yayılmasının bir sonucudur. Bunları küçümseyerek; Ankara'dan İstanbul'dan bakıp hafife alarak bir yere varamayız." diyor.

 

Anadolu'dan yükselen bu ses karşısında salondaki çoğunluğun neden sessiz kaldığını çok iyi anlıyorum. Bilal Durmaz'ın şahsında dile getirilen gerçekler karşısında şaşkına dönen TTB'nin "bilindik" kadrosunun, ezber bozan bu sözlerden oldukça rahatsızlık duyduklarını tahmin etmek hiç de zor değil.

 

Konuşmasının devamında teknolojik aletleri üretim noktasında dışa bağımlı olduğumuza değinen Durmaz, ülkemizin son beş yılda medikal cihazlar için yurtdışına aktardığı kaynağın 5 milyar dolar olduğunun altını çizerek, bunun cari açıktaki payının hepimizin parası olduğuna vurgu yapıyor. Sektörün yüzde 85'inin dışa bağımlı olarak çalıştığını belirterek konuşmasını sürdüren Dr. Bilal Durmaz, yüksek teknolojiye dayalı yerli ürünün yok denecek seviyede olduğunu bildiriyor. Bu handikabı aşmak ve yerli üreticilerin devreye girmesini sağlamak için Türk Tabipler Birliği'ni göreve davet eden Bilal Durmaz, TTB'yi Bakanlık ve ilgili kurumlar nezdinde daha çok çaba göstermeye çağırıyor.

 

Bilal Durmaz, "Bu sistemin değişmesi gerekmektedir! Ben yaşamım boyunca bu yabancı firmaların tam bir sömürü sistemiyle hareket ettiklerini gördüm. Önümüzdeki süreçte yerli tıbbi cihaz üretimi konusunda TTB Genel Merkezi'nin bir komisyon oluşturmak suretiyle ilgili birimler nezdinde daha çok çaba göstermesini arzu ediyorum." sözleriyle konuşmasını tamamlıyor.

 

TTB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmasıyla gönülleri fetheden Dr. Bilal Durmaz'ı kutluyorum. TTB'yi oluşturan kadrolara örnek olması gereken bu duruşu ve kongreye damga vuran konuşmasıyla Bilal Durmaz, yerli ve milli bir tıp adamı olmanın örneğini genel kurulda sergilemiştir. Öte yandan bu konuşmanın içeriğinin genişletilerek ilgili bakanlıklara verildiğini biliyoruz. Ben, naçizane olarak bu konuşmanın basınımızın tamamıyla şimdiye kadar neden paylaşılmadığını, açıkçası merak etmekteyim. Böylesine önemli bir konuşmanın kamuoyundan esirgenmemesi gerekirdi.

 

Dilerim, konuşmanın ana fikri doğrultusunda gereken adımlar atılır, Bilal Durmaz'ın Anadolu'dan yükselen sesi, Türkiye'nin sağlıkta yerli ve milli adımları hızla yürüyeceği günleri tez zamanda getirir.


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : G.O.P. Bulvarı Emniyet Müd. Karşısı Mehmet Coşkun İş Merkezi Kat: 4 Tokat (Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz: arayisgazetesi2008@hotmail.com)
Tel: 0 542 622 01 00
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]