22 Kasım 2017, 07:41 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

AH ŞU DİLİM, SENİ NEYLEYİM...

AH ŞU DİLİM, SENİ NEYLEYİM...

MUSTAFA FIRTINA

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Hani bir atasözümüz var ya “tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır” diye. Bu atasözümüzü nasılda yerle bir etmişiz hayretler içerisinde izliyorum. İnsan oğlu menfaati için bu dilini öylesine hor kullanıyor ki akıllara durgunluk.

 

Büyüklerimiz bizlere hep nasihatler verirlerdi aman oğlum insanları üzme, insanları kırma, gıybet etme, yalan söyleme, menfaatlerin için insanlara zarar verme, insanlara sevgi ile yaklaş, sakın ha kalp kırma vs vs vs

      

Toplumumuzun her zamankinde daha çok sevgiye, saygıya ihtiyacının arttığını gözlemliyorum. İnsanlar öyle savruk, öyle hesapsız, öyle kaba, öyle kırıcı bir dil kullanıyor ki. Siyasetinden, sporuna, televizyonlardaki programlardan tutun da yazılı ve görsel basımıza kadar bu dil insanları kırıyor, insanları üzüyor, insanlarımız geriliyor, insanlarımız kin ve nefret sahibi birer birey oluyorlar.

      

Örneğin sporda. Kulüp başkanları bir açıklama yapıyor yer yerinden oynuyor. Günlerce televizyonlarda ve gazetelerde bu dilin açtığı yara daha da çok açılarak kangrene dönüştürülüyor. Bunun sonucunda da spor spor olmaktan çıkıp savaş alanına dönüyor, takımların taraftarları taraftar olmaktan çıkıyor fanatik birer taraftar haline geliyor, iki takımın seyircisi aynı stada aynı salonda yan yana maç izleyemez hale geliyor.

      

Hele şu siyasilere ne demeli. Başarılarını başka partilere belden aşağı vurarak sağlamaya çalışıyor, oy potansiyelini başka partileri eleştirerek, yerden yere vurarak yükseltmeye çalışıyor. Böyle olunca halk arasında farklı partilere gönül vermiş olan insanlar birbirlerine yan gözle bakıyor, birbirlerini sanki düşman gibi görüyor. İki farklı partili insanın güncel olayları oturup makul ve mantıklı bir şekilde konuştuğu tartışıp masaya yatırdığına artık neredeyse şahit olamaz olduk.

      

Televizyonlarda haber yapan, gazetelerde köşe yazarı olan insanlara ne demeli, bu rüzgarın etkisi ile yangına körükle gidiyorlar. Eleştiri yapıyorum diyerek kendi düşüncesini kabullendirmeye, kendini haklı göstermeye çalışmanın çabası içindeler. Bazen şahsi kin ve nefretlerinden bazen ise birilerine şirin gözükme adına atılan bu adımlar acaba toplumun en alt tabakasında insanlara nasıl bir negatif etki yaratıyor hiç düşünüyorlar mı acaba. Kendisi gibi düşünen insanların ooo harika bir yazı dediğini ama kendisi gibi düşünmeyen insanların ise ne kadar üzüldüğünü ne kadar kırıldığının farkındalar mı acaba.

      

Zaten ülkemizin başına bela olan FETÖ ve PKK gibi hain odaklar yetmiyormuş gibi ülkemizde kadın cinayetlerinde ciddi bir artış olmuş, çocuklara yönelik küçük yaşta evlilik, çocuk tecavüzlerinde ve tacizlerinde ciddi artış meydana gelmiş. Uyuşturucu ilkokullarımıza kadar girmiş. Sigara içme yaşı artık ilk okul çocuklarında başlar olmuş. Cinayetler, gasplar, hırsızlıklar, almış başını gitmiş. Soruyorum size bu ülke nereye gidiyor?

      

Baylar bayanlar, makam ve mevki sahibi olan güzel ülkemin yöneticileri, sanatçılar, gazeteciler, televizyoncular, köşe yazarları, bürokratlar, amirler, patronlar, öğretmenler, anneler babalar vs. artık şu dilimizi, söylemlerimizi, bir hizaya sokalım. Sizler hepiniz lider konumunda olan insanlarsınız. Topluma örnek olan örnek alınan insanlarsınız artık şu şiddet dilini, hakaret dilini bir kenara atmanın zamanı gelmedi mi? Artık hoşgörü dilini, sevgi dilini, saygı dilini kullanmak için topluma bu mesajları vermek için neyi bekliyorsunuz. Mademki toplumun huzura ihtiyacı var öyleyse önce sizlerin değişmesi sonrada toplumun pozitif değişmesi gerekmiyor mu? Peygamberimiz bir hadisinde “Amellerin en makbulü dilini tutmaktır” demektedir.

      

Ülkemizin dirliği için, milletimizin birliği için Allah rızası için artık şu dilimizi sevgiye, saygıya, hoşgörüye, anlayışa, nezakete uygun bir dil haline getirelim diyor, sevgili okuyucularımı Allah'a emanet ediyorum.


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz basın ahlak yasasına uymayı kabul eder.

Adres : G.O.P. Bulvarı Emniyet Müd. Karşısı Mehmet Coşkun İş Merkezi Kat: 4 Tokat (Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz: arayisgazetesi2008@hotmail.com)
Tel: 0 542 622 01 00
Faks: 0 356 201 00 20
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]