25 Kasım 2021, 09:49 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

FARK YARATABİLMENİN ETKİSİ

FARK YARATABİLMENİN ETKİSİ

Hülya BALTACI

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Okulun ilk gününde 5nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Teddy Stoddard olan bir erkek çocuk vardı.
 
Bayan Thompson bir yıl boyunca Teddy’i izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Teddy tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Thompson onun kağıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (X) yapmaktan ve kağıdın üstüne büyük “F” (en düşük derece not) koymaktan zevk alır oldu.
 
Bayan Thompson’ın bir gün okulda, çocukların geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Teddy’nin kayıtlarını bilerek en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.
 
Teddy nin birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
 
-Teddy gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli. 

İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
 
-Teddy mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evdeki yaşamı mücadele içinde geçiyor.

Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
 
-Teddy’nin annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Teddy elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evdeki yaşamı yakında onu etkileyecek.

Teddy’nin dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
 
-Teddy içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.
 
Bunları okuyunca, Bayan Thompson problemi kavradı ve kendinden utandı.  Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Teddy’nin hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti.
 
Teddy’nin hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Thompson onu diğer hediyelerin  ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Thompson pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı.
 
Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Teddy, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.
 
“Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.”
 
Çocuklar gittikten sonra, bayan Thompson en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Thompson, Teddy’e özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Teddy sınıftaki en çalışkan çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Teddy onun gözdelerinden biri idi.
 
Bir sene sonra, Bayan Thompson kapısının altında Teddy’den bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu  söylüyordu. Altı yıl sonra Teddy’den bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı. Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Thompson’ın tüm yaşamındaki en iyi ve en favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi ismi biraz daha uzundu.
 
Mektup söyle imzalanmıştı: Theodore F. Stoddard, MD. (Tıp Doktoru)
 
Öykü burada bitmiyor. Başka bir mektup daha var. Teddy bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyor. Mektupta babasının birkaç hafta  önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Thompson’ın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Şüphesiz Bayan Thompson bunu kabul etti. Taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Teddy’nin annesinin sürdüğü parfümden sürdü ve törene öyle katıldı. Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Teddy, Bayan Thompson’ın kulağına şöyle fısıldadı, “Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim.
 
Bayan Thompson, gözlerinde yaşlarla fısıldadı, ve şöyle dedi: Teddy, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum”.
 
Hikaye alıntıdır ve ilk olarak 1976 yılında Home Life dergisinde oldukça farklı bir biçimde Elizabeth Silance Ballard tarafından “Teddy'den Üç Mektup” başlıklığıyla yazılmıştır.
 
Fakat burada kişiler ya da hikayenin yaşanmışlığı değil aslında anlatılmak istenen... Bir öğretmenin, bir çocuğun hassas noktasını keşfettiğinde hayatını nasıl şekillendirebileceğini bu alanda yapılan araştırmalar da göstermiştir. Çünkü çocuğun aileden sonra, içerisinde en çok zaman geçirdiği çevre okuldur. Bu nedenle öğretmenlerin çocuklar üzerinde yadsınamaz bir etkisinden söz etmek mümkündür ve öğretmen ve çocuk arasında kurulan bağ, çocuğu akademik, sosyal, duygusal ve davranışsal olarak olumlu veya olumsuz şekilde yönlendirmektedir.
 
Bir birey olarak önemsendiğini hisseden çocuk, olumlu benlik duygusu kazanarak mevcut dinamiğini kendi çevresine de olumlu olarak yansıtacaktır.
 
Hayatımızda çok büyük etkisi olan, başta ilk öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk ile beraber şahsımın ve tüm öğretmenlerimizin günü tekrar kutlu olsun...
 
Nice küçük yüreklerde sihirli dokunuşlarla kocaman etkiler bırakabilmek dileğiyle… 


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

Kuruluş: 1 Mayıs 2008 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0 542 622 01 00
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]