12 Şubat 2020, 11:32 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

CHP'NİN TOKAT'TA BÜTÜN ÖRGÜTLERİNİ KAPATSANIZ...

CHP'NİN TOKAT'TA BÜTÜN ÖRGÜTLERİNİ KAPATSANIZ...

Hüseyin ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Ve bu Pazar değil, hatta 1 yıl sonra seçime gitseniz sonuç ne olur? CHP Tokat’ta 1 milletvekilliğini yine kazanır…

 

Peki, o halde örgütler neden var? 1 olan vekil sayısını 2’ye çıkarmak hedef olmayınca, ilçe başkanlarının, il başkanının, milletvekilinin bir önemi yok. Parti disiplinini genel başkana biat olarak algılayan şimdiki CHP anlayışı, Tokat’ta duvara yaslanmıştır. CHP’nin Tokat’taki ilçe başkanlarının, il başkanının ve milletvekilinin temsil ettiği demografik yapı, Tokat’ın tamamına hitap etmiyorsa burada bir sorun vardır ve bu sorunun da “ne yazık ki” Tokat’ta CHP’yi yönetenlerin tamamı “farkındadır”.

 

“Farkında” oldukları sorun(lar) karşısında kıllarını kıpırdatmadan politika yapanlar, bugün Cincife’ye, Avlunlar’a, Fenk’e, Kuşoturağı’na, Madas’a, Boyalı’ya, Miskincik’e, Güğümlü’ye, Tahtoba’ya ve adlarını bu köşeye sığdıramayacağım 350 köye “giremiyorlarsa” siyaset yaptıklarını sanmasınlar. Protokolde ön sırada oturmayı il-ilçe başkanlığı yapmak zannedenlerle bugünlere gelindi.

 

Halkın bir kısmının değerlerine savaş açarak, dini-diyaneti meclis kürsülerinden oyuncak hale getirmeye çabalayanların vereceği umut da kalmadı artık…

 

Bu tablo karşısında Tokat’ta İl Başkanlığı seçimine gidecek olan CHP’de Çağdaş Kurtgöz’ün adaylığını umutla karşılıyorum. Kurtgöz’ün yeni bir perspektifle partinin bugüne kadarki bakış açısını değiştirerek, Tokat’taki durumu düzelteceğine dair ortak bir kanaat var. Bu kanaati ben de taşıyorum. Bitpazarına nur yağdırmak isteyenlerin de olduğu bu seçim sürecinde CHP, Tokat’taki geleceğini de delegenin oylarıyla belirleyecek.

 

“Ne bileyim sonuna kadar CHP’nin benim partim olarak kalacağını?..”

 

Canan Kaftancıoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve Mehmet Bekaroğlu gibi isimlerle “Atatürk’ün Partisi” olmaktan uzaklaşan CHP’de, Çağdaş Kurtgöz gibi vatanseverlerin ön plana çıkmasını yürekten isteriz. Bu aynı zamanda CHP’nin Tokat kırsalında da varlığını hissettireceği anlamına gelir ki bundan da kazançlı çıkacak olan partidir. CHP’lilerin bu tarihi fırsatı kaçırmamalarını dileriz.

 

Falih Rıfkı Atay’ın “Babanız Atatürk” kitabının 57’inci sayfasında yer alan bir anı vardır. CHP Genel Sekreteri Recep Peker CHP ile ilgili bir vesikayı Atatürk’e imzalatmaya getirdiğinde, Atatürk vesikanın üzerine ‘partim’ sözünü yazar. Peker ‘Paşam niçin CHP yazmıyorsunuz?’ diye sorar. Atatürk de ‘Ne bileyim sonuna kadar CHP’nin benim partim olarak kalacağını?’ diye yanıt verir.

 

Tam da o günleri yaşayan CHP, Mustafa Kemal Paşa’nın “Ne bileyim sonuna kadar CHP’nin benim partim olarak kalacağını?” sözünü doğrularcasına, mevzisini kaybetmiştir. Kaybettiği mevzisini yurtsever politikalar ve politikacılarla yeniden bulması gereken partinin, sıkıştığı yüzde 20 bandından kurtulması da ancak Türkiye’nin tamamına dönük politikalar üretmesiyle mümkündür.

 

Ve son söz Perinçek’in…

 

Yazımı, Vatan Partisi lideri Gazeteci-Yazar Dr. Doğu Perinçek’in CHP değerlendirmesiyle sonlandırmak istiyorum. Şöyle diyor Perinçek:

 

“CHP, HDP’yi koruyor, PKK’yı koruyor, kayyum atandığında karşı çıkıyor, PKK hendeklere gömüldüğü zaman ‘durun’ diyor, Fırat Kalkanı olduğu zaman, Afrin’e girildiğinde ‘Girmeyin’ diyor. CHP, ABD’nin Ortadoğu’daki mevzilenmesinin içinde yer alan bir siyaset izliyor.

 

CHP, HDP ile tam bir ittifak kurdu. Bu ABD ile beraber olmak, ABD’nin güdümüne girmek demek. ABD’nin bir numaralı planı adına Kürdistan dedikleri İkinci İsrail’e kurmak… CHP’ye de bakıyoruz her olayda her durumda Doğu Akdeniz dahil, Karadeniz dahil… Türkiye Mavi Vatanı’nda hakları korumaya çalışıyor, donanmamız orada. İsrail, ABD’ye karşı duruyor. CHP buna karşı çıkıyor. Ege’de Yunanistan’ın yanında… Türk askerinin operasyonlarına karşı. Seçimlerde bakıyoruz HDP ile beraber. Suriye Konferansı yapıyorlar, HDP ile beraber. Berlin’de HDP ile beraberler… Cumhuriyet Halk Partisi, HDP’leşti. Dolayısıyla PKK’laşıyor.

 

Bu bir eleştiri değil, gerçek. CHP tabanının bunu anlaması lazım. Ankara-İstanbul arasındaki yürüyüşle başladı bu hikâye… Kollarına taktılar PKK ve FET֒yü. Ve bir nevi bonzai içirdiler kendi tabanlarına. Yani alıştırdılar PKK ile HDP ile ittifaka, ‘Bakın beraber yürüyoruz arkadaşlar, bakın ayağımıza bile basmıyorlar’ diye… FETÖ de bu işin merkezinde. FETÖ, CHP, HDP, Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu hepsi bir ittifak oldu. ABD yaptı bunu…”


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2020 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]