24 Eylül 2019, 10:11 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

SÖYLE, HALK NEREDE YOLDAŞ?..

SÖYLE, HALK NEREDE YOLDAŞ?..

Cemal İNCESOYLUER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Halk yok. Yaşar Kemallerin, Kemal Tahirlerin, Fakir Baykurtların, Orhan Kemallerin bir gergef gibi işlediği ve siyasal düzlemde merhum Bülent Ecevit tarafından manifesto haline getirilen “Anadolu Solu” nerde yoldaşlar?


Cumhuriyet Halk Partisini kapitalistler istila etmiş. Saadet Partisi’nin, 40 yıllık merhum Erbakan’ın temellendirdiği ve emperyalizme karşı güçlü ses olabilmiş umdeleri nerede muhteremler? Erbakan Hoca’nın rahleyi tedrisatından geçen evlatları, bölük pörçük, darmadağınık… O muhteşem Milli Görüş ilkeleri, salt Türkiye değil, dünyaya ahlak, insanlık ve adalet öğretileriyle donatılmış en temel çıkış noktasından bir eser kaldı mı?


MHP’den yola çıkan ve İYİ Partinin kuruluşunda omurga olan Ülkücüler, bulundukları yerlerde rahatlar mı, partilerinin yönü ve politikaları içlerine siniyor mu?


En çokta sol… Solcu sanılıpta, solcu olmayan bir partide (CHP) kümeleşen seküler kapitalistler, yoksulun halini nerden bilecek? İlaç niyetine ulusalcı kalmamış… Marksist bölücü terör örgütünün siyasal uzantısı HDP’yle kıydıkları Katolik nikahıyla, ellerini koyacakları yer bulayan CHP’nin başında salt HDP dert değil, birde nur topu gibi DHKP-C’si var. Bu örgütle yıllardır başı beladadır, bir türlü yakasına kurtaramazken, şimdi HDP ile nasıl baş edecek?


DHKP-C’nin açılımı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’dir. Parti demekle yetinmedikleri için bir de “Cephesi” lafzını eklemişler.


DHKP-C, 30 Mart 1994 tarihinde Devrimci Sol örgütünün partileşme kararı alması ile Dursun Karataş liderliğinde kurulan yasadışı Marksist-Leninist partidir. Parti siyasal faaliyetler ve propagandadan sorumluyken ve Cephe askeri örgütlenmeden ve silahlı eylemlerden sorumludur.


DHKP-C nihai amacını Türkiye'de mevcut anayasal düzeni yürüttüğünü öne sürdüğü silahlı öncü savaş ile yıkarak Marksist-Leninist ilkelere dayalı Devrimci Halk İktidarını kurmak olarak açıklamaktadır.


Türkiye'de iktidarın uzun süreli bir halk savaşı ile ele geçirilmesini ve yürütülecek şehir gerillası mücadelesi ve silahlı propaganda eylemlerinin gerekliliğini savunan Mahir Çayan tarafından teorize edilmiş Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisini Türkiye'de devrimin stratejisi olarak temel alan örgüt, şehirlerde hücre evleri şeklinde örgütlenmekte ve oluşturduğu “Silahlı Propaganda Birlikleri” ile çeşitli eylemler düzenlenmektedir.


Merhum Recep Yazıcıoğlu bu trajikomik yaklaşımı, “Halka rağmen halk için” diye özetlerdi.


Bu hastalıklı fikri mülahaza; mevcut iktidarın geçmişe dayalı referanslarını ve söylemlerini hazmetmediğinden hep halk adına konuşur ama halk diye bir şeyin gerçekten var olduğundan habersizdir.


Sahi, halk nerede yoldaş?


Bir zamanlar, devletin bütün kademelerini kendi ideolojik şubeleri gibi kullanan ulusalcı-Kemalist cenah, hala elitist, seçkinci ve halka sürekli ayar veren alışkanlıklarını devam ettirmek için yanıp tutuşuyor. Bu taifede halka sürekli öğretmek üzerine kendilerini kurgularlar. Tabii, bu cenaha yoldaş demek, abesle iştigaldir.


Emin Oktay tarihinden, Turgut Özakman’ın fantastik tarihi romanlarından gayri her şeyi “günah” diye okumadıkları için, kendilerinde de bir türlü zihni evrimi sağlayamamışlar.
Bir zamanlar halk arasında “uydurukça” olarak nitelendirilen ve gerçekten de birkaç aklı evvelin yuvarlak masa etrafında toplanıp, misal, lokantaya “otlangaç” dedikleri türden kelime üretenlerin yolunda giden birkaç salak hala var, ne yazık ki…


“Köküne kibrit suyu” darbı meselini söyleyip, peşlerinden rahmet bile okunmuyor.
Birde, hem solcu hem de Kemalist olduğunu söyleyenler var ki; bu iki zihniyetin ne birbirini tamamlamaları, nede birbiriyle örtüşmeleri mümkün.


Yine de, bugüne kadar halka yutturdukları saçma-sapan düşünce çöplüğünden oluşan kültleriyle, acaba yine halkı “sürü-köle” gibi idare etmenin formüllerini arıyorlar. Dikkat ettiniz mi, Türkiye’de 50 küsur siyasi parti var ve nerdeyse 25 kadarının içinde “Halk” kelimesi bulunuyor. Ve yine dikkat ettiniz mi, içinde “Halk” kelimesi bulunan bu partilerde halk yok.


Halkın bütün moral değerlerini küçümseyen, alay eden bu sorunlu ve hastalıklı yapı, yine halk tarafından vakumlu süpürgelerle foseptik çukurlarına süpürüldüler. Halk adına insanları öldüren, halka huzur ve mutluluk getireceğini vaat ederek halka namlu doğrultan, halk adına savcıyı infaz edenlere bir kez daha soruyorum, hani halk nerede yoldaş?


Bakın AK Parti’ye, MHP’ye şöyle bir göz gezdirin, kendilerine “aydın süsü” vererek buralara da dadanmışlar, nemalanmanın, ziftlenmenin mutlaka bir yolunu bulmuşlardır. Nitekim, küp misali içlerindeki irini dışa vuran zatlar, bir bir ortaya çıkıyor.


AK Parti, 2002 yılında ki ilk çıkışında, “Ne aldanan, nede aldatan olmayacağız” diyor ya, şahit olduklarıma bakıyorum da, resmen aldatılıyorlar. AK Parti’nin hiçbir fikrine, yaşam biçimine ve siyasal görüşüne saygı bile duymayan tipler, nasıl oluyorsa oluyor, iş kotarıp nemalanıyorlar. Saygıdan geçtim, her fırsatta düşmanlığını kusan bu insanlara neden yol veriliyor?


Halkın inançlarına saygı duymayan, halka tepeden bakanlar, söyleyin hani halk nerede yoldaş?


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

Kuruluş: 1 Mayıs 2008 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 234 10 60
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]