16 Ağustos 2019, 09:43 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

KATILIR-KATILMAZSINIZ, AMA ÖNCE BİR DİNLEYİN!

KATILIR-KATILMAZSINIZ, AMA ÖNCE BİR DİNLEYİN!

Cemal İNCESOYLUER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Son dönem İslam bilginleri, bugünlerde linç ediliyor. Kiminin üslubuna katılmasam da, İŞİD vari fetvaların verilmesini aklım almıyor.


Önce, ilahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün Kur’an’daki cennet-cehennem tasvirleriyle ilgili ettiği kelam üzerine fırtına koparıldı. Öyle ki, devletin bir ilçe müftüsü Öztürk için “Katli vacip” açıklaması yaptı. Oysa, İslam’ın ilk dönem uleması da benzer tartışma ve yorumlarda bulunmuştu. Yani, günümüzün aykırı sanılan yorumlar, İslam’ın ilk dönem hicretten yaklaşık 150 yıl sonra yapılmaya başlanmıştı.


Aynı müftü, ilahiyatçı Mustafa İslamoğlu’nun üslup bakımından yakışıksız bir tanımlaması üzerine yaptığı açıklamada, “İslamoğlu’nu nikahıma alacağım” dedi. Böylesine pespaye, böylesine süfli, böylesine sığ bir ifade karşısında kimsenin bir tepkisinin olmayışı da ayrı bir sorun.


Hadis-sünnet ekseninde olanlarla, Kur’an İslam’ı tezini savunanlar arasındaki derin uçurum, her geçen gün çirkinleşmeye doğru gidiyor. Dinlemeden-anlamadan “yargısız infaz” faktörü işletiliyor. Kur’an İslam’ı tezini savunanların sünnet ve hadisi kabul etmeyişi yok. Ancak, Hazreti Nebinin ahirete irtihalinden 170 yıl sonra yazılmaya başlanan mübarek sözleriyle ilgili bir kriter koyuyorlar. Oda, hadis sıhhatinde ravi silsilesinin yanı sıra “metinin Kur’an ile testini” öneriyorlar.


Sünnet ve hadis ekolündeki taraf, gençlerin “Deizmin pençesinde olduklarını” söylüyor ve buna sebep olarak da “Kur’an İslamı” tezini savunanların tezlerini gösteriyorlar. Deizm, yani peygambersiz İslam, tıpkı son zamanlarda gündeme taşınan Ali’siz Alevilik tezi gibi bir sorundan söz ediliyor.


İslam üzerinden savaşların, ağır tartışmaların, tekfirlerin, cezaların, tekbir yorum ve anlayış üzerine yargısız infazların hikayeleri külliyatlarımızda var. İslam tarihi, bu tür anlayış cellatlıklarıyla doludur. Sadece, Sıffin ve Cemel Savaşlarını kast etmiyorum. Hazret Peygamberden sonra, Halifeyi Raşidin dönemini çıkarsanız, hatta Hazreti Osman’ın şehadetiyle sonuçlanan zamandan itibaren, bu anlayış kaosu, kan dökmelere kadar varmıştır.


Muaviye’nin seçilmiş Halife Hazreti Ali’ye baş kaldırışı, peşinden Emevi ve Abbasi Saltanatları; uydurulan bir hadis üzerine Osmanlının halifeliğini meşru saymayan anlayış, Mekke’de Şerif Hüseyin vakası… Hiçbir ırka üstünlük ve öncelik tanımayan hatta bunu söz ve davranışlarıyla gösteren muazzez Nebi Hazreti Muhammed’e “Halife ancak Kureyşten olur” hadisini uyduran ekabir ekip, Arap ulemasıdır. Bu bir uydurma hadis, imani değil siyasidir.


Uydurdukları bu hadis ile İslam’ın evrenselliği ve tüm zamanlara yönelik umdelerini bir çırpıda yok ediyor. Emevi ve Abbasi Krallarının saraylarında nasıl hadis uydurma meclislerinin kurulduğu biliniyor. Meşhur İshak Efendi, Abbasi sarayında sipariş kitap ve hadis yazdığını saklamıyor.


Şerh ve kriterden kimse gocunmasın. Evet, Hazreti Nebi suskun bir peygamber değildi. Hem gününe özel olaylar karşısında sözler söylemiş, hem Kur’an’ın tefsiri manasında açıklamaları olmuş, hem de ashabın sorularını sarih bir dille cevaplamıştır. Bütün bunlarda hadis külliyatı içinde bulunur.


Lakin, gelenek ve örfe dayalı bir din mirası olamaz. Giyim-kuşam dahil, Arap örfüne uygun anlayışlar ile bizim örf ve ahlak anlayışımıza uygun davranışlar ile aynı olmayabilir.. Günahlar-sevaplar, ameller-ibadetler konusunda eksiltme ve çoğaltma mümkün değildir. Ancak, bazı kavramlar konusunda farklı bir örfe sahip olabiliriz. Nitekim, Hazreti Nebinin “Veda Hutbesi” tam da bunu anlatmaktadır.


Hiç kimsenin hiç kimseyi dinden atma gibi bir yetkisi olmamasına rağmen, verilen fetvaları anlamak mümkün değil.


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2020 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]