24 Haziran 2019, 08:54 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

TOPARLANIN CUMA'YA GİDİYORUZ!

TOPARLANIN CUMA'YA GİDİYORUZ!

Hüseyin ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Eğitim-İş adlı sendika, Millî Eğitim Bakanlığı'nın düzenlediği ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen 4-6 yaş grubu çocukların Kur'an kursu eğitim programının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay'a dava açtı. Bir diğer eğitim sendikası Eğitim Bir Sen bu durumu, “Toplumun değerlerine ve dinamiklerine ne denli yabancılaştıklarını gösterdiler. İçimizdeki islamofobiklerin dini değerlerle kavgası tescillemiştir.” şeklinde değerlendirdi.
 
Eğitim Bir Sen Tokat 1 No'lu Şube Başkanı Şaban Ceylan bu değerlendirmesinin akabinde, şu görüşleri savundu: “Eğitim-İş ve benzeri anlayışta olanlara şunu sormak istiyoruz: Çocukların vasileri tarafından dinî eğitim taleplerinin karşılanması için mevcut yasal çerçevede nasıl bir form önermektedirler? Yoksa ailelerin dinî eğitim taleplerini gayrimeşru mu bulmaktadırlar? Farklı dinî inanışların korunması için rahatlıkla cümle kurabilenlerin, söz konusu ülkemizin dinî değerleri ve mütedeyyin halkı olduğunda hemen laiklik söylemiyle yasakçı bir tutumu benimsemeleri de ayrıca dikkat çekmemiz gereken bir başka tutarsızlık örneğidir. Her türlü kutsalı, inancı ve manevi değeri hurafe olarak gören katı pozitivist aydınlanmacı anlayışın, insanlığı sürüklediği trajediyi görmesini de doğrusu bu zihniyetten beklemek safdillik olacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uyguladığı bu önemli çalışmalara karşı gösterilen bu ve türevi ideolojik jakoben tavırların maşeri vicdanda karşılık bulmadığı da ortadadır.”
 
Çocuklara temel dini eğitim vermenin; Müslüman kimliğiyle yaşayan ve inandığı dinin kitabı Kur’an’ı çocuğuna öğretmek istemenin, bu ülkede suç teşkil etmesini isteyenlerin hâlâ var olduklarını görmek çok acı. Laikliği düpedüz dinsizlik olarak algılayan, elitist ve tepeden inmeci tavırla insanları inandıkları değerler üzerinden etiketleyen bu tip insanların varlığı elbette her dönem olacaktır; ancak bir eğitim sendikasının alenen Müslüman kimliği üzerinden toplumu rencide etmesi bağışlanamaz.
 
Eğitim İş adındaki sendika Kur’an’da nelerin yazdığını biliyor mu acaba? Allah’ın Kur’an’da inananlara iyilik ve adalette yarışmalarını, insanların birbirini sevmesini, dedikodu ve suizandan uzak durmalarını, toplumsal dayanışmayı ve yardımlaşmayı öğütlediğini duydular mı mesela? Ya da Kur’an-ı Kerim’de; fitne ve fesada sebep olan yalanın, gıybetin, iftiranın, hasedin, rüşvetin, adam kayırmanın, zulmün, fâizin, alaya almanın, ikiyüzlülüğün, su-i zannın, kibrin, bencilliğin, çirkin ahlakın men edildiğini, anne babaya her koşulda iyilikle davranmak başta olmak üzere, esenlik ve iyilik dışında başka bir şeyin olmadığını, biliyorlar mı?
 
Evrensel kurallar bütünü olan bu hasletlerin nesine karşı Eğitim İş’çiler? Bu kavramların çocuklara öğretilmesinde hangi yanlış var? 4 ya da 6 yaşındaki bir çocuk iyilik, adalet, toplumsal dayanışma, yardımlaşma, kardeşlik, güzel ahlak ve temizlik gibi kavramları inandığı kitaptan öğrenmeyecek de ne yapacak? Allah’ın sözlerini kendi hayatında tatbik etmek için temelden alması gereken eğitimi, elbette Allah’ın indirdiği kitabı referans alarak öğrenecek çocuklarımız.
 
Laiklik ve Atatürkçülük gibi kavramlarla toplumu germeye, bu ülkenin büyük bir kesiminin inançları üzerinden kamplaşmaya hizmet edecek eylem ve söylemlerde bulunmaya hakkı yok kimsenin. Mustafa Kemal Paşa bu ülkenin ortak bir değeridir; O’nu ideolojik kıstaslarla değerlendirmek ve çağdışı görüşlere alet etmek elitistlerin bu ülkedeki hastalığıdır. 21. yüzyıl dünyasında 1940’lı yılların katı devletçi ve jakoben anlayışını savunmak bir demokratik hak olabilir; ancak asla bu çağdışı görüşleri topluma dayatmak gibi bir hak, kimsede yoktur, olamaz da. 
 
Yıllardır hasbelkader dilim döndüğünce, kalemim elverdiğince yazıp çiziyorum. Bu ülkede sosyal demokrat bir partinin lideri Cuma namazına çocuklarıyla gittiği vakit, bugün yaşadığımız sorunların yüzde 80’ini o gün çözmüş oluruz. Avrupa’da Pazar günleri eşi ve çocuklarıyla kiliseye giden sosyal demokrat partilerin liderlerini gördükçe depreşiyor bu yaramız. Oralarda laiklik elden gitmiyorsa, bu kadim coğrafyada zaten 96 yıldır gitmedi bir yere, emin olun bundan sonra da gitmez. Bu ülkenin insanlarının ne laiklikle ne de Mustafa Kemal ile bir sorunu yok çünkü. 
 
Laikliğin inançlara saygı temeli üzerinden işlevi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla çoğunluğu Müslüman olan bir ülkenin laiklik ilkesiyle inancını özgürce yaşaması en doğal hakkıdır. Her ne kadar içimizdeki İrlandalılar bu gerçeği görmemekte ayak direseler de bu, ebediyete kadar değişmeyecek bir gerçekliktir.
 
O halde, hep birlikte ne zaman Cuma’ya gidiyoruz?..


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.059 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]