10 Haziran 2019, 08:30 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

TATİLDE İSTANBUL HARARETİ VE...

TATİLDE İSTANBUL HARARETİ VE...

CEMAL İNCESOYLUER

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı üçüncü kez karşı karşıya gelecek.


Dört önemli anket şirketine göre, CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’ın 2 puan önünde gözüküyor. Bu makas kapatılır mı? Bunu seçimde göreceğiz ama, belki de ilk defa AK Parti “mağdur” olmayan bir siyasi parti konumunda. Kitlelerin algısı ise, mağdur olan İmamoğlu…


Konuya yeniden geleceğim. AK Parti’de Gül ve Davutoğlu isimlerinin yeni parti çalışmalarını sağır sultan dahi duydu. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AK Parti dışında her kesimle, her siyasi partiyle ve her oluşumla temas içerisinde olmasına karşın, toplumda bekledikleri kabulü göremedi.


Sanki, toplumun kahır ekseriyeti Gül’e karşı bir güvensizlik içerisinde.


Ancak, Ahmet Davutoğlu’nun parti kurma çalışmaları ve yerel seçimden hemen sonra yayımladığı manifesto, yeterince ses getirmemiş olsa bile, hem AK Parti’de, hem de Milli Görüş tabanında bir karşılık gördüğü/göreceği çok açık. Bunun bir çok sebebi var. En önemlisi ise, Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” üzerine getirdiği eleştiriler. Türkiye’de bu sistemden az-çok rahatsız olmayan yok gibi. Sistem, henüz oturmamış ve işlerlik kazanmamıştır. Ortadaki algı, “Başkan Erdoğan’ın iki dudağı arasında” şeklinde.


Hiçbir demokrasi de bu kabul edilebilir durum değil. Başkan Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin ülkemizle ilgili bildiği derin bilgilere vakıf değiliz. Biz biliyoruz, halk bilmese de olur şeklindeki bir yaklaşım ise, doğru değildir. Toplumunda bilmesi gerekiyor. Salt, “Ülkenin bekası” kavramı arkasına sığınmak, hiç kimseyi tatmin etmiyor/etmez…


O sebeple, başta Başkan Erdoğan olmak üzere, sayın Bahçeli’de beka konusunun parantezini aramalı, ülkenin içinde bulunduğu tehlike belki kabaca anlatılmalıdır. Aksi takdirde, toplum bu söylemi bir seçim kazanma taktiğinden öte bir anlam yüklemiyor.


Gelelim yeniden mağduriyete…


Aslında bu kavramı dil çekimi halinde de anlayabiliriz. Şöyle ki, mağdur, mağdurum, mağdurlar…
Herkes biliyor, herkes yazıyor.


Bunlardan daha önemlisi, 17 yıllık devri iktidarlarından bir düzine seçim ve referanduma giren AK Parti, dolayısıyla Başkan Recep Tayyip Erdoğan, şaşırtıcı bir şekilde bir “mağduriyet” mevzusu buluyordu. İlk kez dumura uğrayıp abandone oldular. Çünkü, yeni mağduriyetin adresi Ekrem İmamoğlu, bu toplumsal duyarlılığı da fevkalade iyi kullanıyor.


Aslında yazının konusu bu değil. Unutmamamız gereken kanlı ve sinsi bir örgütten bahsedeceğim ama, onun öncesi 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine de göz ucuyla bakmak istedim. Her seçimde büyük bir ustalıkla, biraz da devlet umuru ve kifayetsiz siyaset marifetiyle AK Partinin “mağdur” kavramına uygun icatlara tanıklık ederdik. Vesayetçi anlayışın gereği, kıldan tüyden konuları yasalara yaslayarak Başkan Erdoğan’a verilen mağdur fırsatları, bu sefer adres şaşırdı. Bütün mağdur yolları “Ekrem İmamoğlu”na çıkarken, bu konudan pekte haz etmeyen Başkan Erdoğan; siyasi dehasını kullanarak yeni şeyler deneyeceğinin sinyallerini veriyor. Muhtemelen, bir Milli Görüş Klasiği olan, el ele, yüz yüze, kapı kapı seçmene gidilecek.


Bu yenilenecek seçimleri kim alır, gerçekten kestirmek güç. Binali Yıldırım alırsa, mağdur İmamoğlu önümüzdeki Cumhurbaşkanı seçimi için çok daha güçlenmiş olacak. İmamoğlu alırsa, AK Parti’de demoralize durumuyla birlikte çözülme başlayacak. Mesela, Abdullah Gül güdümündeki Babacan’ın liderliğindeki bir partinin AK Parti tabanında ciddi bir karşılığı olacağını düşünmüyorum. Lakin, Ahmet Davutoğlu için bunu söyleyemem. Çünkü, Davutoğlu şerli ve milli duruşuyla hem AK Parti tabanında bir sempatisi var, hem de Milli Görüş tabanına çok yakın bir isimdir. O kadar yakındır ki, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan daha yakındır.


Üstelik, son manifestosu ve zaman zaman medyada yer alan açıklamaların temasına baktığımızda, kişilerden ziyade sisteme bir eleştiri getiriliyor. Geldiğimiz nokta itibarıyla, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” konusunda, halkta ciddi bir endişenin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, Ahmet Davutoğlu faktörünü kimse küçümsemesin, eğer AK Parti’de bir parti doğup tutunacaksa, bu Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı parti olur. Üstelik, tıpkı İmamoğlu gibi Davutoğlu’da bir mağdurdur.


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]