23 Mayıs 2019, 08:59 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BU YAZIYI OKUR MU?..

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ BU YAZIYI OKUR MU?..

Hüseyin ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Okumasını umut ediyorum…
 
Çünkü bu şehrin bir markası olduğuna inandığım Devlet Hastanesi ile Diş Hastanesi’ne yönelik yurttaşlardan gelen şikayetler şu sıralar öylesine çoğaldı ki… Devlet Hastanesi’nin laboratuvarından polikliniğine, acilinden hasta yatışına varana değin birçok konuda şikayetler alıyoruz. Aynı zamanda diş hastanesinden de geliyor şikayetler. Gazeteci, kendisine gelen soruları konunun muhatabına sormak zorundadır; ilgililere vaziyeti intikal ettirmek görevidir.
 
Hayatın her alanında yaşadığımız şiddetin sağlık çalışanları için de tehdit olduğu bir gerçek. Görevleri başındaki sağlık emekçilerinin gerekçesi ne olursa olsun şiddetle karşılaşmaları asla tasvip edilemez. Gerekli yasal düzenlemelerle onları şiddetten korumak devletin görevi. Aynı devlet sadece sağlık çalışanlarına karşı şiddeti önlemekle değil, tüm ülkede yaşanan şiddet eğilimlerinin de önüne geçmek zorunda. Özellikle çocukların ve kadınların her türlü zorbalıktan uzak olmaları için acil yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli.
 
Devletten bu yasal düzenlemeleri beklerken bizler de karşılıklı saygıyı ve kullandığımız dili özenle kullanmak zorundayız. Bir hastanın doktora saygısı kadar doktorun da hastasına gerekli imtinayı göstererek kullandığı dile dikkat etmesi beklenir. 
 
Tokat Devlet Hastanesi ile ilgili şikayetlerden biri de bazı doktorların, hemşirelerin ve banko görevlilerinin üslupları ile ilgili. Örneğin bir okurumuz hastanedeki tek Ramatoloji doktorundan şikayetçi. Doktorun tek olması hasta yoğunluğunu beraberinde getirmiş. Haliyle doktor hanımın bu yoğunluğun getirdiği yorgunlukla, kimi zaman hastalarıyla gereksiz polemiklere girdiği anlaşılıyor. Yoğunluk ve yorgunluk, muayeneye gelen ve çare arayan bir hastayı ya da hasta yakınını azarlamakla geçmediğine göre, bu tutumunu değiştirmelidir doktorumuz… (Aynı doktorumuzun 25 yıllık bir eğitimciyi ağlattığı biliniyor. Artık nasıl bir dil kullandıysa…)
 
Devletin sağlık politikalarında yaşanan değişim ve gelişim, son 15 yıldır gözle görülür bir şekilde hissediliyor. Modern binalarda en çok iki kişilik banyolu odalarıyla göz kamaştıran hastaneler cezbetti hepimizi. Ama şikayetleri okudukça modern binaların hizmet vermeye yetmediğini görüyoruz.
 
Şimdi anlıyoruz ki bize her şeyden önce ve her koşulda, tertemiz bir ‘sevgi dili’ gerekliymiş... 
 
Ve bilinmelidir ki binalar modern olsa da, köylü Mehmet amcanın terslendiği yer viranedir...
 
Bir okurumuz “Diş Hastanesi aciline özellikle önemli bir maçın olduğu akşam gidin ne demek istediğimi görürsünüz” diyor. Aynı diş hastanesinde basit bir işlem için bile insanların Üniversite Hastanesi’ne yönlendirildiği iddia ediliyor. “Azarlama, üstten bakma ve sorulara sinirlenerek cevap verme” hastalığı maalesef Diş Hastane’mizde de varmış… Elindeki cep telefonundan gözünü ayıramayan personellerin hasta ve hasta yakınlarına yönelik saygısız tavırları iddia konusu.
 
Elbette gelen şikayetler kurumlarımızın bütününü kapsamıyor. Çok güzel işlere imza atan, hastasıyla bir yakınıyla ilgileniyormuş gibi ilgilenen doktorlarımız, işini güleryüzle ve itinayla yapan hemşirelerimiz ve banko görevlilerimiz de var. Ve bunların sayıca çok olmaları da bizleri sevindiriyor. Lakin ortada da önemli bir sorun var. Buraya alamadığım ciddi iddialar ve yaşandığı iddia edilen tartışmaların boyutları yakışmıyor kurumlarımıza.
 
İl Sağlık Müdürümüzün öncelikle personeline yönelik bir genelge yayımlayarak, “tatlı dil ve güler yüzün insan yaşamındaki önemine; empati duygusuna, hastaların ve hasta yakınlarının yerlerine kendilerini koyarak insanlara öyle davranmaları gerektiğine” vurgu yapmasını bekleriz. Hatta bu iş genelgelerle de olmaz, bire bir anlatarak, konuşarak, eğitimler ve seminerler verilerek yapılmalı bu iş. Hele hele cep telefonlarından mümkün olduğu kadar uzak kalmaları istenilmeli personelden. 
 
Sağlık emekçileri karşılaştıkları sorunlar ne olursa olsun, güleryüzle ve tertemiz bir üslupla çözemeyecekleri hiçbir meselenin olmadığına ikna edilmelidirler. Güzel Tokat’ımızın naif insanlarına hodbince davranışlar, tartışmalar, kötü dil ve gereksiz münakaşalar yakışmıyor. Kurumlarımızda yaşanıldığı iddia edilen her türlü kötü muamelenin mevzusunun dahi edilmemesi gerekirken, bizatihi yaşanıldığı bilinen olaylar karşısında da şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz.
 
Velhasılı burada iş, İl Sağlık Müdürümüze düşüyor.
 
Bakalım, hangi reçeteyi yazacak doktorumuz bu derdimize?..
 
(Bu yazı 23 Mayıs 2019 tarihli Tokat Haber Gazetesi'nde yayımlanmıştır.)


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]