20 Mayıs 2019, 07:46 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

MENEMEN İSTERİZ!..

MENEMEN İSTERİZ!..

Hüseyin ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Murat Bardakçı “Uzun zamandır çok aradım, sordum ama mevcudu sadece birkaç kişiden ibaret olan yemek tarihçilerimizin menemenin geçmişi hakkında yazdıkları bir şey bulamadım ve baktığım eski sözlüklerde ‘menemen’ kelimesinin varyantı olabilecek ibârelere rastlayamadım. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde de sadece ‘Yumurta, soğan, yeşilbiber ve domatesle yapılan bir yemek’ deniyor, kelimenin etimolojisinden yani geçmişinden hiç bahsedilmiyordu…” diye yazmıştı.
 
Öğretim üyesi ve “yemek uzmanı” Vedat Milor ise menemenin soğanlı mı yoksa soğansız mı pişirilmesi konusunda anket yapmıştı.  Anketin neticesinde katılanların yüzde 51’i soğanlı, yüzde 49’ da soğansız demişlerdi. Kafayı menemen yemeğine takan Murat Bardakçı işi biraz daha ileriye götürerek bu yemeğin tarihçesi hakkındaki belirsizliği şöyle değerlendirmişti: “Menemen üzerinde yapılmış sadece tek bir çalışmaya tesadüf ettim: Bir dil profesörünün 2004’te yapılan Uluslararası Dil Kurultayı’na verdiği ‘Bir Yemeğin Türkçemizdeki Hikâyesi: Menemen’ başlıklı tebliğine… Tebliğde kelimenin 18. yüzyıldaki bir elyazmasında ‘melemen’ şeklinde geçtiği söyleniyordu ama kaynak verilmemişti, yani yazmanın ismi ve nerede olduğu meçhuldü. Sonra, 19. yüzyıldan kalma yemek destanlarında da yine ‘melemen’ diye yazıldığı ifade edilmişti fakat muamma devam ediyordu; destanların referansları da gösterilmemişti. Neticede, ‘menemen’ kelimesinin kaynağı tebliğde maalesef tatmin edici olmayan ve mevzudan gittikçe uzaklaşmış tahminlerden ibaret kalıyordu.
 
Memlekettin en rağbetteki yemeklerinden birinin ismi hakkında elimizde ciddî tek bir malûmatın bile bulunmaması, her vesile ile övündüğümüz ve yere-göğe koyamadığımız Türk mutfağının tarihi bakımından da bir ayıptır ve sadece menemenin değil, isimlerinin menşeini bilmediğimiz daha birçok yemeğimiz üzerindeki bilinmezliklerin de ortadan kaldırılması zamanı çoktan gelmiştir.”
 
Domatesin 15. Yüzyıl’da Amerika’nın keşfi ile birlikte 16. yüzyılda  Avrupaya, sonra da 17.yüzyıl sonlarında Osmanlı’ya geldiğini yazar kitaplar. Bir iddiaya göre, “Menemen Osmanlıda yoktur, çünkü domates yoktur o devirde. Menemen Cumhuriyet yemeğidir. Türkiye’de ilk domates hasadının yapıldığı İzmir’in Menemen ilçesinde yapıldığından dolayı bu isimle anılır. Mübadele yıllarında Girit’ten İzmir Menemen’e göç eden Türkler bu yemeği Menemen’e getirmişlerdir.” Dikkat edin tırnak içerisinde yazdım bu cümleleri; çünkü menemen yemeği hakkındaki çokça iddiadan biri de budur…
 
Umarım Murat Bardakçı menemen yemeğinin tarihçesindeki muallaklığı giderecek çalışmalara imza atar. Daha çok “öğrenci yemeği” diye bilinen menemeni soğanlı da olsa soğansız da olsa yiyecek geniş bir kesim var ülkemizde. Kahvaltı masalarımızın olmazsa olmazı olarak biliriz menemeni. Ve fakat her yemeği olduğu gibi menemeni de herkes güzel yapamaz. Ustası olmak lazım.
 
İşte o “ustalardan” gurme, gezgin ve yazar Mehmet Yaşin menemeni, “Yaz sofralarının kraliçesi” olarak nitelendirdikten sonra, “benim menemen tarifim şöyle” diyor: “Menemen’in ana malzemeleri domates, yeşil sivri biber -acısını tercih ederim- ve yumurta. Ama başta ben olmak üzere bu malzemelere eklemeler yapıp, menemeni yorumlayanlar da var. Eklenen malzemelerin başında soğan geliyor. Kimileri de beyazpeynir eklemekten hoşlanıyorlar. İnce ince doğradığım soğanları, zeytinyağında iyice öldürürüm. Daha sonra yine küçük küçük doğradığım yeşil biberleri ekleyip kavururum. Biberler yumuşayınca, küp küp doğradığım domatesleri ekleyip, ateşin altını kısarım. Domatesler iyice pişince, kişi başına iki yumurta hesabıyla yumurtaları kırarım. Tavanın kapağını kapatıp, bir süre daha pişiririm. Burada yumurta sarılarının tam olarak pişmemesine dikkat ederim. Çünkü onları tabağımda ekmeğin ucuyla patlatıp, domatesle karıştırmayı çok severim…”
 
Yazıya konu olan menemeni, Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu aklımıza getirdi. Gazetelerden öğrendiğimize göre, geçtiğimiz gece bir öğrenci evine sahur yemeğine katılan Başkan kendi elleriyle çocuklara menemen yapmış. Gençlere yaptığı menemeni sahur menüsü olarak sunan Eroğlu, 1995 ile 1999 yılları arasında üniversite okuduğu yılları hatırlamış, sahur yemeğini hazırlarken o günleri tekrar yaşamış. Yine haberden öğreniyoruz ki gençler menemenden çok memnun kalmışlar, oldukça beğenmişler.
 
“Bekar erkeklerin milli yemeği” de denilen menemeni güzel yaptığı söylenen Başkan Eyüp Eroğlu, belediyecilikteki hünerini mutfakta da gösterdiğine göre, şimdi sıra Ramazan sonrasında biz gazetecilere de menemen yapmasına geldi. Gerçi Ramazan ayı içerisinde de kabulümüz ama yoğun programları vardır şimdi, bir de biz araya girmeyelim. 
 
Menemen hakkında bu kadar bilgiyi boşuna toplamadım anlayacağınız…


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]