16 Mayıs 2019, 08:34 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

RAMAZAN: 'BUGÜNÜMÜZE ŞÜKÜR'

RAMAZAN: 'BUGÜNÜMÜZE ŞÜKÜR'

Hüseyin ALPAY

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş

Sokaklarda Ramazan sessizliği var. Ulvi bir rüzgârın eşsiz esintisi üzerimizden rahmetiyle geçip gidiyor. Bereketi ve sadeliğiyle bir Ramazan’ı daha yaşamanın keyfini sürüyoruz anlayacağınız. Kutsallığı bir yana, bu ayın ruhlara verdiği dinginlik anlatılmaz, ancak yaşanır. İslam’ın bu kutsal ayında toplumsal dinamiklerimizin de olumlu anlamda etkilenerek, insanlarımızın moral bulduğu, yüzlerinin güldüğü ve iyimser ruh hallerinin bariz bir şekilde görüldüğü zamanları yaşıyoruz.
 
Sessizlik, dinginlik, rahmet, bereket ve iyimserlikle dolu kalplerin her türlü kötülükten münezzeh bir şekilde atıyor olması ne güzel… Keşke Ramazan ayının verdiği bu huzuru bütün bir yıl boyunca yaşasak. Öfkenin katı dilini sevginin harmanında eritip yok etsek bir ömür. Yeryüzünün daha yaşanır; Allah’ın yarattığı bütün canlıların daha mutlu ve huzurlu olduğu, insan hak ve özgürlüklerinin doyasıya hissedildiği ve herkesin birbirine sevgi ve saygıda kusur etmediği bir döneme açılsa pencerelerimiz, keşke…
 
Ramazan ayının yüzyıllardır bu topraklara kattığı değerler başlı başına bir kültür yansımasıdır aynı zamanda. Tarihimizdeki gelenek ve eğlencelere bakınca, “Nerede o eski Ramazanlar” demekten kendimizi alamıyoruz. Karagöz ve Hacivat, Direklerarası eğlence, “Diş Kirası” geleneği, “Zimem Defteri” uygulaması ve çocukları oruç tutmaya teşvik için “Tekne Orucu” gibi anane ve töreler, “unutulmazlarımız” arasında yer alıyor. İşte bu unutulmazlarımızla bugünlere geldik. Umarım, gideceğimiz yerlerde de daha unutulmaz anıları yaşarız.
 
Hatırlatmak gerekirse Ramazan denince akla gelen ilk eğlencelerden biri Karagöz ve Hacivat olarak bilinir. Kaba görüntüsü altında ince bir zekayı barındıran Karagöz ile karşısında bilgili, okumuş ve kibar tavırlarıyla ona arkadaşlık eden Hacivat, Osmanlı’da Ramazan eğlencelerinin en önemli kahramanlarıydı. Karagöz ve Hacivat hikâyelerine zaman zaman “Beberuhi”, “Tuzsuz Deli Bekir” ve “Bekçi” gibi karakterler de girerdi. Televizyonun ve internetin olmadığı dönemlerin vazgeçilmez eğlencelerinden biriydi Karagöz ve Hacivat.
 
Ramazan ayı Osmanlı döneminde dini ödevlerin olduğu kadar sosyal aktiviteleri de barındırıyordu. Bu dönemde halk sahura kadar sokaklarda olur; muhabbetler edilir, sabahın erken saatlerine kadar bu birliktelikler devam ederdi. Şehirler adeta bir şenlik yerine döner, özellikle İstanbul’da halkın toplandığı yer Şehzadebaşı’ndaki Direklerarası olurdu. Burada Meddahlar kahvelerde hünerlerini sergilerlerdi. Ayrıca, kukla, gölge ve orta oyunlarıyla eğlenceler sahura kadar sürerdi.
 
Osmanlı dönemindeki “Diş Kirası” geleneği paylaşmanın ve yardımlaşmanın simgesiydi. Zenginlerin yaşadıkları evlerin kapıları herkese açılır, isteyen herkes bu evlere çat kapı girip yemeğini yiyebilirdi. Kendilerine her türlü hizmet verilen insanlara bu evlerin sahipleri tarafından kehribar teşbihler, gümüş tabaklar ve gümüş takılar armağan edilirdi. Ev sahipleri gelen misafirlerine “sevaba vesile oldukları için” bu hediyeleri sevinçle verirlerdi. Misafirperverliğin nezaketle buluşmasının simgesiydi “Diş Kirası” geleneği…
 
Ramazan’ın Osmanlılar zamanındaki bence en güzel geleneği “Zimem Defteri” denilen uygulamadır. Bu gelenek ile zengin kişiler esnafların dükkanlarına uğrar ve veresiye defterlerine bakıp bu defterde borcu olan durumu iyi olmayan kişilerden birinin borcunu rastgele seçip öderlerdi. Böylelikle ne borcu silen ne de borcu silinen, bu iyiliğin kime ve kim tarafından yapıldığını bilmezdi. “Sağ elin verdiğini sol el, sol elin verdiğini sağ el görmeden” yapılan iyilikler muteberdi çünkü…
 
Bütün bu anlattıklarımız ve diğer gelenekleriyle Osmanlı’daki Ramazan coşkusunun bugünlere yansımasını yaşıyoruz şimdi de. Her ne kadar o zamanların “derin dayanışma ve paylaşma” hissiyatını yeteri kadar yaşamasak da bugünümüze şükür...


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.094 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]