22 Ekim 2018, 22:23 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Ben lisedeyken sıkı bir Attila İlhan takipçisiydim. Rahmetli o yıllarda Cumhuriyet gazetesinde yazardı. Sırf yazdıklarını takip etmek için öğretmenevine gider ve o gazetedeki denemesini okurdum…

 

Efendim malumdur Attila İlhan, TRT’nin efsane dizisi ‘’Kartallar Yüksek Uçar’’ın da yazarıydı. Rahmetli her devirde aktifti ve lakin ideoloji her şeyin önündeydi. Türkiye’deki sağcılar onu solcu diye, solcular da Osmanlıca şiir yazıyor diye sevmezlerdi. İlginç değil mi? Biz de kimse bir insanın ne ürettiğine bakmazdı nerede duruyor o daha magazinseldi.

 

Hal-i pür melalimiz bu… Üstat Necip Fazıl gibi bir dahi bu milletin bağrından çıkmıştı ama bazılarının ona da alerjisi vardı. Yoksa ona olan nefretleri onun muhafazakâr düşünceye sahip olmasından mıydı? Şaka gibi değil mi? Ortaya koyduğun değerle değil de siyasi düşüncenden ötürü seviliyorsun ya da sevilmiyorsun.

 

Tarafsız insan olmaz buna ben de kabulüm ve dahi benim de bir tarafım var. Ama bir düşünce beyan etmek ayrıdır ideoloji batağına düşmek bütün bütün ayrıdır…

 

Yeni bir havalimanı daha milletimizin hizmetine sunulacak malum. Sosyal medyada isim olarak Abdülhamid Han’ın adının verilmesi tartışılırken karşı grup hemen atağa geçiyor. Hâlbuki Sultan Abdülhamid’in adı havalimanına verilmese bu milletin gönlünden silinecek mi? Mümkün mü sizce? Yok, falanın ismi verilsin yok filanın. Ama bu bilim değil ki ideoloji. İdeoloji de Cemil Meriç’in ifadesiyle deli gömleğidir.

 

90’ların medyasında televizyonda din en çok tartışılan konuydu. Bir taraf da Zekeriya Beyaz bir tarafta da Hüseyin Üzmez… İster istemez taraf tutacaksın. Hâlbuki mecbur mu bu millet illa taraf tutmaya? Siz dini anlatın yeter kime inanacağımız sizi ilgilendirmez…

 

Gelelim şu andımız meselesine; sosyal medyada şöyle bir baktım: Aklı olan da olmayan da bilen de bilmeyen de fikir beyan ediyor. Üstelik herkes kendi ideolojisine uygun taraftan ahkâm kesiyor. İşin özü kimsenin pek bir şey bildiği de yok. Kimse orta yollu konuşmuyor ve herkes filin bir tarafını tutup aha bu fil diyor.

 

Andımız’da insanı üzen bir şey yok. Doğruyum, çalışkanım, küçüğümü severim, büyüğümü sayarım demenin ne sakıncası var? Sıkıntı Türk’üm demekte imiş. Hâlbuki Türklük bir ideal bileşkesidir. Bir ırkı tarif etmez.

 

Dedim ya herkes filin bir tarafını tarif ediyor. Herkes bir ideoloji peşinde inatla ilerliyor. Kimse şunu da demiyor: Yahu yemin için bir yaş sınırı var.7,8 yaşındaki çocuk daha soyut kavramları bilmiyor ki ne yemini edecek… Değil mi? Kimse bunu demiyor.

 

Ne zaman enine boyuna bir meseleyi tartışmayı halledersek bizden o zaman adam olur. İsteyen aile çocuğuna o yemini ettirsin isteyen aile de çocuğuna yemin edilirken suskun kalmasını telkin etsin. Andımız okunmalı diyenlere hemen ırkçı yaftası yapıştırılmasın aynı şekilde okunmaması gerektiğini söyleyenlere de farklı gözle bakılmasın.

 

İnsana ne zaman insan gibi bakarsak, meselelere mezhep, meşrep penceresinden bakmayı bırakıp olgunluğa ulaşırsak o zaman özlenen toplumsal huzur da gerçekleşecek…

 

Son söz: NE MUTLU İNSANIM DİYENE…


 Demokrat Arayış Gazetesi internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Demokrat Arayış Gazetesi Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

E-BÜLTEN ABONELİK

01 Mayıs 2008-2017 © Demokrat Arayış Gazetesi -Tüm Hakları Saklıdır. Gazetemiz Basın Ahlak Yasası'na uymayı kabul eder.

Adres : Semerkand Mahallesi Bağ-Kur Sokak Saray İş Merkezi No: 23 Merkez - TOKAT __Haber, İlan Ve Reklam için mail adresimiz__ arayisgazetesi2008@hotmail.com
Tel: 0532 494 68 74
Faks: 0 356 201 00 20 (SADECE FAX İÇİN ARAYINIZ)
Bu site 0.047 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]